Bildirimler
Tümünü temizle

Gerçeklik nedir?

2 Gönderiler
2 Üyeler
3 Reactions
31 Görüntüleme
Hasan
(@hasan)
Seçkin Üye Kayıtlı Üye
Katılım : 5 ay önce
Gönderiler: 16
Konu başlatıcı  

Büyük patlama nedir? Evren nasıl oluştu? Büyük patlama olmadan önce ne vardı? Evren sürekli genişliyor ise neyin içine genişliyor? Çoklu evrenler gerçek mi? Evrenin var olabilmesi için tanrıya ihtiyaç var mı? Hiçlik fiziksel olarak mümkün mü? Mutlak gerçeklik nedir?

Öncelikle dostlar, bu tür soruların net bir cevabı maalesef yok. Teknolojimiz ve gerçeklik algımız son derece kısıtlı olduğu için pek bir gözlemsel verimiz mevcut değil. Ancak tabi ki bazı hipotezler ve teoriler geliştirmiş bulunmaktayız. Fakat bu teoriler sadece gözlemlere dayalı olası senaryolardır.

Ancak umutsuzluğa kapılmanıza gerek yok; çünkü bunun gibi teoriler bizi gerçeğe bir adım daha yaklaştırır. Fakat aklınızdan çıkarmamanız gereken bir şey var: Bilim hatalar yapabilir; her teorimiz doğru olmak zorunda değil. Bu sebepten ötürü bazı konularda varsayımlardan ilerleyeceğim.

İlk olarak, evrenin başlangıcı olarak bilinen Büyük Patlamadan başlamak istiyorum. Büyük Patlama, sanılanın aksine, hiçliğin ortasında puf diye bir anda ortaya çıkan bir patlama değil; enerjinin son derece sıcak ve yoğun bir haldeyken genişlemesi ve soğumasıdır. Ve siz de bildiğiniz üzere bu genişleme (yani Büyük Patlama), madde ve uzay-zamanı doğurdu. Dolayısıyla yaşadığımız evren meydana geldi.

Ancak Büyük Patlamayı neyin tetiklediği ve öncesinde ne olduğu hâlâ bir merak konusu; fakat bu yönde bazı tahminlerimiz bulunmakta. Bazı fizikçiler hiçliğin mümkün olabileceğini, bununla beraber Büyük Patlamanın hiçlikten oluştuğunu öne sürer. Fakat ben buna katılmıyorum. Çünkü birinci termodinamik yasasına göre enerji yoktan var edilemez.

Şahsi fikrimi soracak olursanız, Büyük Patlamayı tetikleyen faktörün ne olduğu sorusunu kuantum fiziği cevaplayabilir. Bildiğiniz üzere kuantum alan teorisi, boşlukta bile enerji dalgalanmaları olduğunu öne sürer. Ve Casimir etkisi ile bu doğrulandı. Casimir etkisi, vakum ortamındaki iki metal plakanın, vakum ortamında neredeyse birbirlerine yapışacak kadar yaklaştırılıp bekletilerek, minik enerji titreşimleri sayesinde birbirini çekmesi adeta yapışması deneyidir. Ve buna da vakum enerjisi (kuantum alan teorisi) denir.

Kuantum alan teorisi ve yapılan deneyleri ele aldığımız zaman, fiziksel olarak hiçlik söz konusu bile değildir. Tanrı gibi bilinçli bir varlığın müdahalesi olmadığı sürece, hiçlikten varlık olamayacağını düşünüyorum.

Hal böyle olunca akla şu soru geliyor: Büyük Patlamayı ne tetikledi? Kuantum alan teorisinde bahsi geçen enerji ve her parçacığın kendine has bir alanı vardır (elektron ve foton-elektron alanı, proton ve nötron-kuark alanı) ve bu alanlar sürekli olarak titreşir; sanal parçacıklar oluşur. Sanal parçacıklar, gözlemlenemeyen, var olup anında yok olan parçacıklardır. Ve benim fikrime göre kuantum alanlarının dalgalanmaları belli bir sıcaklığa ve yoğunluğa ulaşınca Büyük Patlamayı meydana getirdi.

Bunun kısmi bir kanıtı da var. Büyük Patlamaya baktığımız zaman, bir enerjinin daha öncesinden var olduğunu ve sonradan genişleyerek Büyük Patlamanın yaşandığını anlayabiliriz. Hiçlikten varlık olamayacağını düşündüğüm ve tanrıya da inanmadığım için bana en makul gelen düşünce bu. Kuantum alanlarının dalgalanmaları, Büyük Patlamayı; dolayısıyla da evreni doğurduğunu düşünüyorum.

Ve yine birinci termodinamik yasasından ötürü enerjinin hiçbir zaman yaratılmadığını, sonradan var olmadığını, varlığının bir başlangıcı olmadığını ve zamandan bağımsız bir şekilde hep var olduğunu düşünüyorum. Ve yine kuantum alan teorisi ile de evrenin tanrıya ihtiyaç duymadan var olabileceğini düşünüyorum.

Evren neyin içine genişliyor sorusu, aynı şekilde bilimi yanlış anlamaktan kaynaklı bir durumdur. Öncelikle şunu iyice anlayalım: Evren fiziksel olarak değil, kavramsal olarak genişliyor. Genişleyen asıl şey evren değil, uzay-zaman dokusu. Uzay-zaman dokusu geriliyor. Büyük Patlamadan bu yana evren durmaksızın ivmelenerek genişlemekte.

Bana soracak olursanız, evrenin dışı diye bir yer yok. Evren, uzayı, maddeyi ve enerjiyi içinde barındıran bir mekandan ziyade; uzay-zaman, madde ve enerji ver geriye kalan her şeye verilen addır. Evren soyut bir kavramdır ve evren, var olan her şeyin tanımıdır. Bu yüzden “evrenin dışında ne var?” sorusu mantıksızdır; çünkü evren, var olan her şeyi ifade eder.

Çoklu evrenler var mı diye soracak olursak, en ufak bir gözlemimiz dahi yok. Şahsen var olduklarını düşünmüyorum. Fakat benim düşünmem, var olmadıkları anlamına gelmez.

Gerçeklik nedir? Bana kalırsa iki farklı gerçeklik var: Algılanan gerçeklik ve mutlak gerçeklik. Biz evren için bir karıncayız. Karıncaların beyninde yaklaşık olarak 250.000 nöron bulunmakta; insanlarda ise yaklaşık olarak 86 milyar nöron. Bu sebepten ötürü, insanlara kıyasla karıncaların gerçeklik algısı çok dar. Arabalar, binalar, insanlar ve dünyada algıladıkları her şey “büyük cisim” olarak algılanır. İnsanlardaki gibi, zaman ve mekan algısı, benliklerini fark etme ve soyut düşünme kabiliyeti yoktur. Tamamen içgüdüsel olarak yaşarlar. İnsanların kendi üzerlerinde deney yaptıklarından bile haberdar değildirler.

Biz de evren için öyleyiz. Daha elektromanyetik spektrumun yalnızca küçük bir kısmını algılıyoruz. Evrenin %95’i karanlık madde ve karanlık enerji; ancak her iki fenomeni de doğrudan ne gözlemleyebiliyoruz ne de algılayabiliyoruz. Kuantum dalgalanmaları da aynı şekilde. Ve çift yarık deneyi sayesinde şunu da biliyoruz: Evren, bizim algımıza göre değişen bir doğaya sahip. Yani evreni, daha doğrusu gerçekliğin mutlak doğasını, algılayamıyoruz. Gözlerimiz, kulaklarımız, tenimiz ve burnumuz sadece veri topluyor; beynimiz ise bu veriyi anlamlandırıyor.

Bu demek oluyor ki, şu an gözlemlediğimiz evren büyük ölçüde tamamen beynimizin yorumlamasından ibaret. Kim bilir, mutlak gerçeklik ne?



   
Alıntı
sutanok
(@sutanok)
Aktif Üye Kayıtlı Üye
Katılım : 5 ay önce
Gönderiler: 4
 

Evrenin bir tekillikten oluştuğu aksiyomatik düzlemde matematiksel olarak kanıtlanmıştır bkz: borde guth vilenkin teoremi, enerji,evrenden  bağımsız bir şey değildir. Enerjiyle etkileşime girecek madde& materyal olmadan enerji direkt sıfırdan ortaya çıkmaz çok hatalı bir algı kanaatimce, kaldı ki Lawrence Krauss gibi fizikçiler enerjinin olmadığı bir dönemin var olduğu konusunda hem fikir oldukları içindir ki bu başlangıç problemini bertaraf etmek için “salınım yapan evren” modelini savunmuşlardır hal bu ya 1940 larda Lawrence Krauss’tan çok önceleri de bu görüş savunuluyordu. Fakat entropi yasası; yani her şeyin giderek bozulmaya gideceğini söyleyen yasanın söyledikleriyle alenen çelişkili oldukları için “sonsuz şişme teorisinin” savunucusu pek kalmadı. Fakat Lawrence Krauss, “hiç yoktan evren” isminde bir kitap yazdı. Bu kitapta “Equivocation fallacy” isminde bir mantık safsatası yapıp “hiçliği” tersyüz ederek tanımıyla oynayarak “kuantum vakumunu” hiçlik olarak tanıttı bizlere, oysa ki durum böyle değil, Krauss açıkça spekülasyon yapıyordu zira “ex nihilo nihil fit (yokluktan ancak yokluk gelir)” ilkesini çöpe atıyordu. Enerjiyi ise maddenin yokluktan geldiğini savunarak “o da yokluktan geldi” diye söylüyordu, enerji; formülünden ötürü cisimsel içeriği olmayan bir şey olmadan var olması mümkün değildir. Zaten o yüzden başlangıçlı evren problemi hala bir problem, çok uzatmış olabilirim kusura bakmayasın 🙂



   
Ateizm_turkey and Hasan reacted
CevapAlıntı
Paylaş:
Scroll to Top